Ey ölüm, puslu bir rüzgâr gibi geleceksin.
Daha kök salmadan hayallerim,
Gözüm ufka uzanmışken,
Ansızın çökeceksin.
–
Vedalar suskun kalacak dudaklarda,
Bir çiçek gibi koparılacağım daldan.
Ne yaş soracaksın bana,
Ne de yorgun muyum, aç mıyım, bakmadan.
–
Gecenin koynunda savrulurken düşler,
Yolumu bile çizemeden gideceğim.
Bir yarım söz, bir eksik dua…
Hepsi ardımda kalacak.
–
Ey ölüm, beklemediğim bir anda değil,
Tam umuda yaslandığım an geleceksin.