Gecenin karanlığından içeri akarken zaman,
Donar içre gönüller, susar aşk ile her lisan.
–
Ay, ezelden ezene yazılmış garip bir fermân,
Yanar altında gökler, tüter semt-i âsmân.
–
Yıldızın titreyen hâli birer gizli nedâmdır,
Süzülür sanki rüyalardan akan eski kelâmdır.
–
Zaman, bir kırık aynadır, içinde bin hicâbdır,
Her akis bir sükût, her sükût bir azâbdır.
–
Rüzgârın yüklendiği ses, unutulmuş bir ezân,
Taşır yâdigâr hüznü, sarar âlemi duman.
–
Düş içinde düş olan neyse, benliğim odur şimdi,
Ne varlıkta kararım, ne de yoklukta zemînim.
–
Kalbim, çatlamış toprak gibi beklerken bahârı,
Üzerinden geçer yıllar, bırakmaz bir iz, nârı.
–
Zamandır ki çöker hâfızaya bir sis gibi,
Silinir her hatıra, kaybolur izleri bir yudum gibi.