Uzak Belde

Share

Bir başka bahardan bakınır şimdi leyâlim, Bir başka ekâlîmdeki eşkâl-i hayâlim. – Düşer kalb-i manzûma bir katre-i bârân, Göçerken belde-i meçhûle cümle yârân, Gözlerim en hafî, aks-i sedâ-yı âyân, Gözlerimdir makarr-ı sükûn-u bî-pâyân, Düşer kalb-i manzûma bir katre-i bârân. – Bir ben var, sâye-i mâzîde yapayalnız, Rüya içre rüyada, bir sahrâda yalnız, Âfâk-ı âlâm içinde bir tenha yıldız, Hüznü aşkın kollarında bir sönük yaldız, Bir ben var, sâye-i mâzîde yapayalnız. – Açar dehr-i gülistânda ahzân-ı gülgûn, Bir uzak belde fakat rûha yakın, solgun, Akar sadr-ı zamândan esrâr-ı gûnâ-gûn, Şeb-i yeldâdır meftûn-u fecr-i âteşgûn, Açar dehr-i gülistânda ahzân-ı gülgûn. – Uzlet ki asırlar boyu bir dem gibi gelmiş, Uzlet ki lisânımda okunmaz bir elemmiş. – Doğarken yüzünde leyâlin bir iltizâz, Nağmelerle, çocuk sesleriyle ihtizâz, Riyâh-ı fasl-ı cedîd ile bir inkırâz, Ve o zulmet-i mûtâda hasretle biraz, Doğarken yüzünde leyâlin bir iltizâz. – Bir uzak beldedir, âmâk-ı gönlü açan, Eşcâr-ı hüznün evrâk-ı lâlini saçan, Tuyûr-ı bî-cenâh gibi etrâfa kaçan, Bir âlem-i mâî-yi pür-hayalde uçan, Bir uzak beldedir, âmâk-ı gönlü açan. – Bir fasl-ı hazândan dökülen bütün emrâz, Dest-i rûhtan, yâdigâr-ı hiss-i nağme-sâz, Eder diyâr-ı mahzûna pervâzü perdâz, Birikir cûybârında, eşk-i cânân az az, Bir fasl-ı hazândan dökülen bütün emrâz. – Ardındaki dünyaya giden yok şu cidârın, Bir mesken-i vîrân oluvermiş koca dârın…

Share